Resulullah'ın hadislerini mi arıyorsunuz ?
Türkiye'nin En Geniş Kapsamlı Hadis Sitesi
HZ.MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ"

Latest Post

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 153. Bab—Evvâbûn Namazı Hakkında

1509. Bize Vehb b. Cerîr haber verip (dedi ki), bize Hişâm ed-Destüvâî, el-Kasım b. Avf’dan, (O da) Zeyd b. Erkam'dan (naklen) rivâyet etti ki; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (bir defasında) onların yanına, güneşin doğuşundan sonra namaz kılarlarken çıkmıştı da, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştu: "Evvâbûn namazı, yavru develerin ayakları kumların hararetinden yandığı vakitte (kılınır)."

١٥٣- باب فِى صَلاَةِ الأَوَّابِينَ

١٥٠٩ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِىُّ عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ عَوْفٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- خَرَجَ عَلَيْهِمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ بَعْدَ طُلُوعِ الشَّمْسِ ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- :( صَلاَةُ الأَوَّابِينَ إِذَا رَمِضَتِ الْفِصَالُ ).


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 152. Bab—Bu (Kuşluk Namazı)ndaki Mekrûhluk Hakkında Gelen (Haberler)

1507. Bize Muhammed b. Yûsuf rivâyet edip (dedi ki), bize el-Evzâ'î, ez-Zührî'den, (O) Urve'den, (O da) Hazret-i Âişe'den (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kuşluk nafile namazını ne yolculukta ne de mukîmlikte kılmadı.

1508. Bize Sadaka İbnu’l-Fadl rivâyet edip (dedi ki), bize Muâz b. Muâz rivâyet edip (dedi ki), bize Şu'be, el-Fudayl b. Fedâle'den, (O da) Abdurrahman b. Ebî Bekre'den (naklen) rivâyet etti ki; babası, kuşluk namazı kılan bazı insanlar gördü de şöyle dedi: İyi bilin ki, bunlar, ne Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem), ne de hiç bir Ashabının kılmadıkları bir namaz kılıyorlar.

١٥٢- باب مَا جَاءَ فِى الْكَرَاهِيَةِ فِيهِ

١٥٠٧ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِىُّ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ : مَا صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- سُبْحَةَ الضُّحَى فِى سَفَرٍ وَلاَ حَضَرٍ.

١٥٠٨ - أَخْبَرَنَا صَدَقَةُ بْنُ الْفَضْلِ أَخْبَرَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنِ الْفُضَيْلِ بْنِ فَضَالَةَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِى بَكْرَةَ : أَنَّ أَبَاهُ رَأَى أُنَاساً يُصَلُّونَ صَلاَةَ الضُّحَى قَالَ : أَمَا إِنَّهُمْ يُصَلُّونَ صَلاَةً مَا صَلاَّهَا رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- وَلاَ عَامَّةُ أَصْحَابِهِ.


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 151. Bab—Kuşluk Namazı

1504. Bize Ebu'l-Velid et-Tayâlisî haber verip (dedi ki), bize Şu'be rivâyet edip dedi ki, Amr b. Murre bana haber verip dedi ki, ben İbn Ebî Leyla'yı şöyle derken işittim: Bize, Ümmü Hani'den başka hiç kimse, Hazret-i Peygamber'i (sallallahü aleyhi ve sellem) kuşluk namazı kılarken gördüğünü haber vermedi. Şöyle ki; O anlattı ki, (Hazret-i Peygamber) Mekke'nin fethedildiği gün kendi evinde gusül yapmış, sonra sekiz rekât namaz kılmıştı. (Ümmü Hâni' sözünün devamında) şöyle dedi: Ben (Hazret-i Peygamberin), ondan daha kısa namaz kıldığını görmedim. Bununla beraber O, (bu namazında) rükû' ve secdeleri tam yapıyordu.

1505. Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd haber verip (dedi ki), bize Malik, Ebu'n-Nadr'dan rivâyet etti ki; Akü b. EM Tâlib'in âzâdlısı Ebû Murre O'na haber vermiş ki, O (yani Ebû Murre), Ümmü Hâni' bint Ebî Tâlib'i işitmiş, O rivâyet ediyormuş ki; (Mekke'nin) fethedildiği yıl Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına gitmiş ve O'nu, kızı Fatıma kendisini bir kumaşla perdelemiş olduğu bir halde gusül yaparken bulmuş. (Ümmü Hâni') sözüne şöyle devam etmiş: Ben de O'na selâm vermiştim. Bu, bir kuşluk vakti idi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)"Kim bu kadın?" buyurmuştu. "Ben Ümmü Hâni'im" demiştim. Nihayet guslünü bitirince kalkmış, tek bir kumaşa bürünmüş olarak sekiz rekât namaz kılmıştı. Sonra (namazı bitirince) dönmüş, ben de; "Ya Resûlüllah, demiştim, anamın oğlu (Ali b. Ebî Tâlib), benim kendisine emân verdiğim bir adamı, yani Hübeyre'nin oğlu falanı öldüreceğini söyledi, (siz ne buyurursunuz?)" Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştu: "Senin eman verdiğin kimseye, muhakkak ki biz de emân verdik, Ümmü Hâni'."

1506. Bize Süleyman b. Harb rivâyet edip (dedi ki), bize Şu'be, Abbâs el-Cureyrî, Ebû Osman'dan, (O da) Ebû Hureyre'den (naklen) rivâyet etti ki; O şöyle dedi: Dostum (Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ) bana, ölünceye kadar bırakmayacağım şu üç şeyi tavsiye etti: "Uyumadan önce vitr (namazıkılmak); her aydan üç gün oruç tutmak; kuşlukta iki rekât (namaz kılmak). "

١٥١- باب صَلاَةِ الضُّحَى

١٥٠٤ - أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ الطَّيَالِسِىُّ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ أَنْبَأَنِى قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِى لَيْلَى يَقُولُ : مَا أَخْبَرَنَا أَحَدٌ أَنَّهُ رَأَى النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يُصَلِّى الضُّحَى غَيْرُ أُمِّ هَانِئٍ ، فَإِنَّهَا ذَكَرَتْ أَنَّهُ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ اغْتَسَلَ فِى بَيْتِهَا ثُمَّ صَلَّى ثَمَانَ رَكَعَاتٍ. قَالَتْ : وَلَمْ أَرَهُ صَلَّى صَلاَةً أَخَفَّ مِنْهَا غَيْرَ أَنَّهُ يُتِمُّ الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ.

١٥٠٥ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ أَبِى النَّضْرِ أَنَّ أَبَا مُرَّةَ مَوْلَى عَقِيلِ بْنِ أَبِى طَالِبٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ سَمِعَ أُمَّ هَانِئٍ بِنْتَ أَبِى طَالِبٍ تُحَدِّثُ : أَنَّهَا ذَهَبَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- عَامَ الْفَتْحِ فَوَجَدَتْهُ يَغْتَسِلُ وَفَاطِمَةُ ابْنَتُهُ تَسْتُرُهُ بِثَوْبٍ. قَالَتْ : فَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ وَذَلِكَ ضُحًى ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- :( مَنْ هَذِهِ؟ ). فَقُلْتُ : أَنَا أُمُّ هَانِئٍ. قَالَتْ : فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ غُسْلِهِ قَامَ فَصَلَّى ثَمَانَ رَكَعَاتٍ مُلْتَحِفاً فِى ثَوْبٍ وَاحِدٍ ثُمَّ انْصَرَفَ فَقُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ زَعَمَ ابْنُ أُمِّى أَنَّهُ قَاتِلٌ رَجُلاً أَجَرْتُهُ فُلاَنَ بْنَ هُبَيْرَةَ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- :( قَدْ أَجَرْنَا مَنْ أَجَرْتِ يَا أُمَّ هَانِئٍ ).

١٥٠٦ - أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَبَّاسٍ الْجُرَيْرِىِّ عَنْ أَبِى عُثْمَانَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ : أَوْصَانِى خَلِيلِى بِثَلاَثٍ لاَ أَدَعُهُنَّ حَتَّى أَمُوتَ : الْوِتْرِ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ ، وَصَوْمِ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ ، وَمِنَ الضُّحَى رَكْعَتَيْنِ .


SELMAN SEVEN

{facebook#https://facebook.com/} {twitter#https://twitter.com/}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget