Resulullah'ın hadislerini mi arıyorsunuz ?
Türkiye'nin En Geniş Kapsamlı Hadis Sitesi
HZ.MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ"

Latest Post

265- باب جواز لَعْن بعض أصحاب المعاصي غير المُعَيّنِين
GÜNAHKÂRLARA LÂNET ETMEK
ŞAHIS BELİRLEMEKSİZİN GÜNAHKÂRLARA LÂNET
ETMENİN CÂİZ  OLDUĞU
Âyetler
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللّهِ كَذِبًا أُوْلَـئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الأَشْهَادُ هَـؤُلاء الَّذِينَ كَذَبُواْ عَلَى رَبِّهِمْ أَلاَ لَعْنَةُ اللّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ  [18]
1. "Biliniz ki Allah'ın lâneti zâlimler üzerinedir."
Hûd sûresi (11), 18
وَنَادَى أَصْحَابُ الْجَنَّةِ أَصْحَابَ النَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُواْ نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ اللّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ  [44]
2. "İçlerinden bir çağırıcı, "Allah'ın lâneti zâlimler üzerine olsun" diye bağırır."
A‘raf sûresi (7), 44
Hadisler
وَثَبت في الصَّحيحِ أن رسُول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « لعَنَ اللَّه الوَاصِلَةَ والمُسْتَوصِلةَ »
Sahih olarak bize intikal ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Allah iğreti saç (peruk) takana ve  taktırana  lânet etsin" buyurmuştur (bk. 1646,1648 numaralı hadisler).
وأنَّهُ قال: « لعَنَ اللَّه آكِلَ الرِّبا »
Yine Peygamber aleyhisselâm:
"Fâiz yiyene Allah lânet etsin" buyurmuştur (bk. 1619 numaralı hadis).
وأنَّهُ لَعَنَ المُصَوِّرين ،
Aynı şekilde o, canlı sureti (heykel) yapanlara lânet etmiştir.
وأنَّه قال : « لعنَ اللَّه مَنْ غَيَّر منارَ الأرْض » أيْ : حُدُودها ،
Ayrıca o, "Allah topraktaki sınırları bozanlara lânet etsin" buyurmuştur (Bk. Müslim, Edâhî  44,45; Nesâî, Dahâyâ 34).
وأنَّهُ قال : «لَعنَ اللَّه السَّارِقَ يَسرِقُ البيضَة »
Ayrıca Hz. Peygamber:
- "Bir yumurta bile çalsa Allah hırsıza lânet etsin" (Buhârî, Hudûd 7, 13; Müslim, Hudûd 7; Nesâî, Sârık 1; İbni Mâce, Hudûd 22) .
وأنهُ قال : «لَعنَ اللَّه مَنْ لعن والِديْهِ » « وَلَعَنَ اللَّه مَنْ ذبح لِغيْرِ اللَّه »
- "Ana babasına lânet edene Allah lânet etsin (bk. Müslim, Edâhî 44), Kestiğini Allah'tan başkası adına kesene de Allah lânet etsin" (Bk. Müslim, Edâhî 43-45; Nesâî, Dahâyâ 34).
وأنهُ قال : « منْ أحْدَثَ فِيها حدثاً أوْ آوى محدِثاً ، فَعليّهِ لَعْنَةُ اللَّهِ والملائِكَةِ والنَّاسِ أجْمعِينَ »
- "Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lâneti, Medine'de bir bid'at çıkaran veya bir  bid'atçıyı barındıran kimse üzerine olsun" (Buhârî, İ'tisam 5, 6, Medine 1, Cizye 10; Müslim, Hac 403, 467, 469, İtk 20).
وأنَّهُ قالَ : « اللَّهُمَّ العنْ رِعْلاً، وذَكوانَ وَعُصيَّةَ ، عصَوا اللَّه ورَسُولَهُ » وَهذِهِ ثلاثُ قبائِل مِنَ العَرَبِ
- "Ey Allah'ım! Allah'a ve Resûlüne isyan etmiş olan Ri'l, Zekvân ve Usayye'ye (bu üç arab kabilesine) lânet et!" (Buhârî, Cihâd 9, 19; Mesâcid 294, 297, 299).
وأنَّه قال : «لَعنَ اللَّه اليهودَ اتخَذُوا قُبورَ أنبيَائِهم مسَاجِدَ »
- "Peygamberlerin mezarlarını mescid edinen yahûdîlere Allah lânet etsin(Buhârî, Salât 48, Cenâiz 62, 96, Enbiyâ 50, Meğâzî, 83; Müslim, Mesâcid 19, 23; Ebû Dâvûd, Cenâiz 72; Nesâî, Mesâcid 13).
وأنَّهُ « لَعن المُتشبهِينَ مِنَ الرِّجالِ بِالنِّساءِ ، والمتشَبِّهَاتِ مِنَ النِّسَاءِ بالرِّجالِ » .
- "Kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye kalkışan kadınlara lânet olsun" (bk. 1635 numaralı hadis) diye beddua etmiştir.
وَجَميعُ هذِهِ الألفاظِ في الصحيحِ ، بعْضُهَا في صحيحي البخاري ومسلمٍ ، وبعْضُها في أحدِهِمَا ، وإنَّما قَصدْتُ الاختصَار بِالإشارةِ إليْهَا ، وسأذكرُ مُعظَمَهَا في أبوابها مِنْ هذا الكتاب ، إن شاءَ اللَّه تعالى .

264- باب تحريم لَعْن إنسان بعَينه أو دابة

 BELLİ BİR İNSAN VEYA HAYVANA
LÂNET ETME YASAĞI 
(264)Chapter: Prohibition of Cursing one Particular Man or Animal

Hadisler

 عن أبي زيْدٍ ثابتِ بنِ الضَّحاكِ الأنصاريِّ رضي اللَّه عنهُ ، وهو من أهْل بيْعةِ الرِّضوانِ قال : قَالَ رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « من حَلَف عَلى يمِينٍ بِملَّةٍ غيْرٍ الإسْلامِ كاذباً مُتَعَمِّداً، فهُو كما قَالَ ، ومنْ قَتَل نَفسهُ بشيءٍ ، عُذِّب بِهِ يوْم القِيامةِ ، وَليْس على رجُلٍ نَذْرٌ فِيما لا يَملِكهُ ، ولعنُ المُؤْمِنِ كَقَتْلِهِ » متفقٌ عليه .
1555. Rıdvân bîatında bulunan sahâbîlerden Ebû Zeyd Sâbit İbni'd-Dahhâk el-Ensârî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu:
"Kim İslâm'dan başka bir din adına bilerek yalan yere yemin ederse, o kişi dediği gibi (yalancının biri)dir. Kim, ne ile intihar ederse, kıyamet günü onunla azâb olunur. Sahip olmadığı bir şeyi adayanın adağı geçersizdir. Mü'mine lânet etmek, onu öldürmek gibidir."
Buhârî, Cenâiz 84, Edeb 44, 73, Eymân 7; Müslim, Îmân 176, 177. Ayrıca bk. Tirmizî, Nüzûr 16; Nesâî, Eymân 7, 11, 31; İbni Mâce, Keffârât 3
Abu Zaid Thabit bin Ad-Dahhak Al-Ansari (May Allah be pleased with him( (he is one of those who gave their pledge of allegiance to the Messenger of Allah (ﷺ) under the Tree) said:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "He who swears by a religion other than that of Islam, is like what he has professed. He who kills himself with something, will be tormented with it on the Day of Resurrection. A person is not bound to fulfill a vow about something which he does not possess. Cursing a believer is like murdering him."

[Al-Bukhari and Muslim].
[next]
 وعنْ أبي هُريْرةَ رضي اللَّه عنهُ أنَّ رسُول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « لا ينْبغِي لِصِدِّيقٍ أنْ يكُونَ لَعَّاناً » رواه مسلم .
1556. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Sıddîka lânetçi olması yakışmaz."
Müslim, Birr 84. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 72
Abu Hurairah (May Allah be pleased with him) said:
The Messenger of Allah (ﷺ) said: "It does not befit a Siddiq (righteous Muslim) to frequently curse others."

[Muslim]
[next]
 وعنْ أبي الدَّردَاءِ رضي اللَّه عَنْهُ قال : قالَ رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « لا يكُونُ اللَّعَّانُون شُفعَاءَ ، ولا شُهَدَاءَ يوْمَ القِيامَةِ » رواه مسلم .
1557. Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Lânetçiler, kıyamet günü ne şefaatçı ne de şâhit olurlar."
Müslim, Birr 85, 86. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 45
Abud-Darda' (May Allah be pleased with him) said:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "Those who frequently resort to cursing (people) would neither be accepted as witnesses nor as intercessors on the Day of Resurrection."

[Muslim].
[next]
 وعَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ رضي اللَّه عنْهُ قالَ : قالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « لا تَلاعنُوا بلعنةِ اللَّه ، ولا بِغضبِهِ ، ولا بِالنَّارِ » رواه أبو داود ، والترمذي وقالا : حديثٌ حسنٌ صحيحٌ .
1558. Semüre İbni Cündeb radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Birbirinize Allah'ın lâneti, gazâbı ve cehennem azâbı  ile lânet ve beddua etmeyiniz!"
Ebû Dâvûd, Edeb 45; Tirmizî, Birr 48
Samurah bin Jundub (May Allah be pleased with him) said:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "Do not curse one another, invoking Curse of Allah or Wrath of Allah or the fire of Hell."

[Abu Dawud and At-Tirmidhi].
[next]
 وعن ابن مسعودٍ رضي اللَّه عنهُ قال : قال رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « لَيْس المؤمِنُ بِالطَّعَّانِ ، ولا اللَّعَّانِ ولا الفَاحِشِ ، ولا البذِيِّ » رواه الترمذي وقالَ : حديثٌ حسنٌ .
1559.  İbni Mes'ûd radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Olgun mü'min, yerici, lânetçi, kötü iş  ve kötü söz sahibi olamaz."
Tirmizî, Birr 48
Ibn Mas'ud (May Allah be pleased with him) reported:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "A true believer is not involved in taunting, or frequently cursing (others) or in indecency or abusing."

[At-Tirmidhi].
[next]
 وعنْ أبي الدَّرْداءِ رضي اللَّه عنهُ قال : قال رسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : إنَّ العبْد إذا لَعنَ شَيْئاً ، صعِدتِ اللَّعْنةُ إلى السَّماء ، فتُغْلَقُ أبْوابُ السَّماءِ دُونَها ، ثُمَّ تَهبِطُ إلى الأرْضِ ، فتُغلَقُ أبوابُها دُونَها ، ثُّمَّ تَأخُذُ يميناً وشِمالا ، فإذا لمْ تَجِدْ مساغاً رجعت إلى الذي لُعِنَ ، فإنْ كان أهلاً لِذلك ، وإلاَّ رجعتْ إلى قائِلِها » رواه أبو داود .
1560. Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten  lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner."
Ebû Dâvûd, Edeb 45. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 48
Abud-Darda' (May Allah be pleased with him) said:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "When a person curses somebody or something, the curse goes up to heaven and the gates of heaven get closed. Then it comes down to the earth and its gates get closed. Then it turns right and left, and if it does not find an entrance to go anywhere, it returns to the person or thing that was cursed; if he or it deserves to be cursed; otherwise it returns to the person who uttered it."

[Abu Dawud].
[next]
 وعنْ عِمْرَانَ بنِ الحُصيْنِ رضي اللَّه عنْهُما قال : بينَما رسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم في بعضِ أسْفَارِهِ ، وامرأَةٌ مِنَ الأنصارِ عَلى نَاقَةٍ ، فضجِرَتْ فَلَعَنَتْهَا ، فَسمع ذلكَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فقالَ : « خُذوا ما عليها ودعُوها ، فإنَّها ملعُونَةٌُ » قالَ عِمرَانُ : فكَأَنِّي أرَاهَا الآنَ تمشي في النَّاسِ ما يعرِضُ لهَا أحدٌ . رواه مسلم .
1561. İmrân İbni Husayn radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Bir seferde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in maiyyetinde bulunuyorduk. Devesinin üzerindeki Medineli bir hanım,  devesinden sıkılarak ona lânet etti. Resûlullah sallahu aleyhi ve sellem kadının sözünü duyunca:
-"Üzerindekileri alın, deveyi salın gitsin. Çünkü o deve lânetlenmiştir"  buyurdu.
İmrân der ki: O deve  hâlâ gözümün önündedir, insanların arasında gezinirdi de kimse ona ilişmezdi.
Müslim, Birr 80, 81
'Imran bin Husain (May Allah be pleased with him) said:
We were with the Messenger of Allah (ﷺ) on a journey and there was a woman from the Ansar riding a she-camel. She abused and invoked curse upon it. The Messenger of Allah (ﷺ) heard it and said, "Off load the she- camel and set it free because it has been cursed."

[Muslim].
[next]
 وعن أبي برّزَةَ نَضلَةَ بْنِ عُبيْدٍ الأسلمِيِّ رضي اللَّه عنْهُ قال : بينما جاريةٌ على ناقَةٍ علَيها بعضُ متَاع القَوْمِ ، إذْ بَصُرَتْ بالنبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم وتَضايَقَ بهمُ الجَبلُ ، فقالتْ : حَلْ ، اللَّهُم العنْها فقال النبيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « لا تُصاحِبْنا نَاقَةٌ عليها لعْنةٌ » رواه مسلم .
 قوله : « حلْ » بفتح الحاءِ المُهملةِ ، وإسكان اللاَّم ، وهَي كلِمةٌ لزَجْرِ الإبلِ.
 واعْلَم أنًَّ هذا الحديث قد يُسْتَشْكلُ معْنَاهُ ، وَلا إشْكال فيه ، بل المُرادُ النَّهيُ أنْ تُصاحِبَهُمُ تِلك النَّاقَةُ ، وليس فيه نهيٌ عن بيْعِها وذَبْحِهَا وَرُكُوبِها في غَيْرِ صُحْبةِ النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم بلْ كُلُّ ذلك وَما سوَاهُ منَ التَّصرُّفاتِ جائِزٌ لا منْع مِنْه ، إلاَّ مِنْ مُصاحبَتِهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم بِها ، لأنَّ هذِهِ التَّصرُّفاتِ كُلِّهَا كانتْ جائزة فمُنع بْعضٌ مِنْها ، فبَقِي الباقِي على ما كَانَ . واللَّه أعْلَمُ.
1562. Ebû Berze Nadle İbni Ubeyd el-Eslemî radıyallahu anh şöyle dedi:
Genç bir hanım, üzerinde müslümanların birtakım eşyalarının da bulunduğu bir deve üstünde bulunuyorken, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'i görüverdi. Dağ yolunun dar yerine gelmişlerdi. Kadın:
- "Deeh, Allahım bu hayvana lanet et!" deyip hayvanı sürmeye çalıştı. Bunun üzerine  Peygamber aleyhisselâm:
- "Lânetlenmiş bir deve bizimle birlikte bulunmasın!" buyurdu.
Müslim, Birr 82,83
Abu Barzah Nadlah bin 'Ubaid Al-Aslami (May Allah be pleased with him) said:
A young woman was riding a she-camel on which there was the luggage of people. Suddenly she saw the Prophet (ﷺ). The pass of the mountain became narrow for her people (because of fear). The young woman said to the she-camel: "Go ahead." When it did not move, she said, "O Allah! Curse it." The Prophet (ﷺ) said, "The she-camel that has been cursed should not accompany us."

[Muslim].

263- باب بيان غلظ تحريم شهادة الزور

YALANCI  ŞÂHİTLİĞİN  ŞİDDETLE  YASAKLANMASI 
(263)Chapter: Prohibition of Giving False Testimony
Âyetler
ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ  [30]
1. "Yalan sözden (yalan yere şâhitlik yapmaktan) kesinlikle kaçının!"
 Hac sûresi (22), 30
وَلاَ تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولـئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولاً  [36]
2. "Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme."
İsrâ sûresi (17), 36
مَا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ  [18]
3. "İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Kaf sûresi (50), 18
نَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ  [14]
4. "Hiç şüphesiz Rabbin, sürekli görüp gözetmektedir."
Fecr sûresi (89), 14
وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا  [72]
5. "Onlar yalan şâhitlik yapmazlar"
Furkân sûresi (25), 72

Hadisler
 وعن أبي بكْرةَ رضي اللَّه عَنْهُ قال : قالَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « ألا أُنبِّئكُم بأكبر الكَبائِر ؟ قُلنَا : بَلَى يا رسول اللَّهِ . قَالَ : « الإشراكُ باللَّه ، وعُقُوقُ الوالِديْنِ » وكان مُتَّكِئا فَجلَس ، فقال : « ألا وقَوْلُ الزُّورِ ، وشهادةُ الزورِ » فما زال يُكَرِّرُهَا حتى قلنا : لَيْتَهُ سكَت . متفق عليه .
1554. Ebû Bekre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem :
- "En büyük günahı size haber vereyim mi?" buyurdu. Biz:
- Evet, yâ Resûlallah, dedik. Resûl-i Ekrem:
- "Allah'a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek" buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve "İyi belleyin, bir de yalan söylemek, yalancı şâhitlik yapmaktır" buyurdu. Bu son cümleyi sürekli tekrarladı. Biz daha fazla üzülmesini arzu etmediğimiz için "keşke sussa" diye temennide bulunduk.
Buhârî, Şehâdât 10, Edeb 6, İsti'zân 35, İstitâbe 1; Müslim, Îmân 143. Ayrıca bk. Tirmizî, Şehâdât 3, Birr 4, Tefsîru sûre(4), 5
Abu Bakrah (May Allah be pleased with him) reported:
The Messenger of Allah (ﷺ) said, "Shall I not inform you of one of the gravest of the cardinal sins?" We said: "Yes, O Messenger of Allah!" He (ﷺ) said, "To join others as partners with Allah in worship and to be undutiful to one's parents." The Messenger of Allah (ﷺ) sat up from his reclining position (in order to stress the importance of what he was going to say) and added, "I warn you making a false statement and giving a false testimony. I warn you against making a false statement and giving a false testimony." The Messenger of Allah (ﷺ) kept on repeating this (warning) till we wished he should stop.

[Al- Bukhari and Muslim]

SELMAN SEVEN

{facebook#https://facebook.com/} {twitter#https://twitter.com/}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget