Resulullah'ın hadislerini mi arıyorsunuz ?
Türkiye'nin En Geniş Kapsamlı Hadis Sitesi
HZ.MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ"

Latest Post

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 2- Rukba Yoluyla Mal Elde Etmek Caiz Mi?

3724- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Rukba yoluyla mallarınızı birbirinize vermeyiniz. Kim bu yolla bir şeylere sahib olursa, o mal; o sahib olan kimsenindir.) (Müsned: 2138)

3725- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

(Umra) = Ömrüm oldukça bu malı sana bağışladım diyerek bir kimseye mal vermek caiz olup verilen o mal, verilen kimsenin malı olur. (Rukba) = Senden önce ölürsem o mal senindir. Sen benden önce ölürsen mal yine benimdir. Şeklindeki mal verme olayı geçerlidir. Bağışından dönen kusmuğuna dönen gibidir.) (Müsned: 2138)

3726- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

(Umra ve Rukba yoluyla mal alıp vermek aynı hükümdedir.) (Müsned: 2138)

3727- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

(Rukba ve Umra yoluyla birinin bir başkasına mal vermesi helâl değildir. Kime Umra modeliyle bir mal verilirse o mal kendisinindir. Kime de Rukba yoluyla bir mal verilirse o mal da kendisinindir.) (Müsned: 2138)

3728- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

(Umra ve Rukba yoluyla mal vermek insanlar arasında iyilik ve düzen getirmez. Fakat kim Umra ve Rukba yoluyla bir mal verirse o mal verdiği kimsenindir, veren ölse de hayatta olsa da bu hüküm değişmez.) (Müsned: 2138)

3729- Tavus (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Rukba yoluyla mal vermek helâl değildir. Kime Rukba yoluyla bir mal verilirse, o mal verilen kimsenin olup onun mirasına dahil edilir.) (Müsned: 2138)

3730- Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Umra sûretiyle verilen bir mal verilen kimseye aynen miras gibi geçmiş olur.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89)

3731- Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Umra sûretiyle verilen mal verilen kimsenin varisine aittir.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)

3732- Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Umra şeklindeki mal alıp vermek caizdir.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)

3733- Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Umra sûretiyle verilen mal verilen kimsenin varisine aittir.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)

3734- Zeyd (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Umra sûretiyle verilen mal verilen kimsenin varisine aittir.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; İbn Mâce, Hibe: 3)

٢ - باب ذِكْرِ الاِخْتِلاَفِ عَلَى أَبِي الزُّبَيْرِ

٣٧٢٤ - أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ لاَ تُرْقِبُوا أَمْوَالَكُمْ فَمَنْ أَرْقَبَ شَيْئًا فَهُوَ لِمَنْ أُرْقِبَهُ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٢٥ - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُعْمِرَهَا وَالرُّقْبَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُرْقِبَهَا وَالْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٢٦ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ الْعُمْرَى وَالرُّقْبَى سَوَاءٌ ‏.‏

٣٧٢٧ - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لاَ تَحِلُّ الرُّقْبَى وَلاَ الْعُمْرَى فَمَنْ أُعْمِرَ شَيْئًا فَهُوَ لَهُ وَمَنْ أُرْقِبَ شَيْئًا فَهُوَ لَهُ ‏.‏

٣٧٢٨ - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لاَ تَصْلُحُ الْعُمْرَى وَلاَ الرُّقْبَى فَمَنْ أَعْمَرَ شَيْئًا أَوْ أَرْقَبَهُ فَإِنَّهُ لِمَنْ أُعْمِرَهُ وَأُرْقِبَهُ حَيَاتَهُ وَمَوْتَهُ ‏.‏ أَرْسَلَهُ حَنْظَلَةُ ‏.‏

٣٧٢٩ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حِبَّانُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ حَنْظَلَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ طَاوُسًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ لاَ تَحِلُّ الرُّقْبَى فَمَنْ أُرْقِبَ رُقْبَى فَهُوَ سَبِيلُ الْمِيرَاثِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٣٠ - أَخْبَرَنِي عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، عَنْ وَكِيعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ الْعُمْرَى مِيرَاثٌ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٣١ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حُجْرٍ الْمَدَرِيِّ، عَنْ زَيْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ الْعُمْرَى لِلْوَارِثِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٣٢ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حُجْرٍ الْمَدَرِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٣٣ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ الْعُمْرَى لِلْوَارِثِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٣٤ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا حِبَّانُ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ مَعْمَرٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَمْرَو بْنَ دِينَارٍ، يُحَدِّثُ عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ حُجْرٍ الْمَدَرِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ الْعُمْرَى لِلْوَارِثِ ‏)‏ ‏.‏ وَاللَّهُ أَعْلَمُ ‏.‏


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 1- Rukba Şeklinde Mal Elde Edilebilir Mi?

3721- Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem):

(Rukba Caizdir) demiştir. (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; Müsned: 20658)

3722- Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem):

(Rukba sûretiyle kendisine mal verilen kimseyi o malın sahibi kıldı.) (Ebû Dâvûd, Büyü’: 89; Müsned: 20658)

3723- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

(Rukba sûretiyle mal vermek yoktur. Kime rukba yoluyla bir şey verilirse o mal o kimsenin mirasına dahil edilir veren kimseye iade edilmez.) (Müsned: 2138)

١ - باب ذِكْرِ الاِخْتِلاَفِ عَلَى ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ فِي خَبَرِ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ فِيهِ

٣٧٢١ - أَخْبَرَنَا هِلاَلُ بْنُ الْعَلاَءِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، - وَهُوَ ابْنُ عَمْرٍو - عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ الرُّقْبَى جَائِزَةٌ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٢٢ - أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ يُوسُفَ - قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ رَجُلٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلّى اللّه عليه وسلّم جَعَلَ الرُّقْبَى لِلَّذِي أُرْقِبَهَا ‏.‏

٣٧٢٣ - أَخْبَرَنَا زَكَرِيَّا بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلاَءِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ طَاوُسٍ، لَعَلَّهُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لاَ رُقْبَى فَمَنْ أُرْقِبَ شَيْئًا فَهُوَ سَبِيلُ الْمِيرَاثِ ‏.‏


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 4- Hibeden Dönmek Kötü İş ve Hareketlerden Midir?

3716- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Hibesine geri dönen kimse kustuğuna geri dönen köpek gibidir.) (Buhârî, Hibe: 28; Müslim, Hibât: 2)

3717- İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

(Hibesine geri dönen kimse kusmuğuna geri dönen kimse gibidir.) (Buhârî, Hibe: 28; Müslim, Hibât: 2)

3718- İbn Ömer ve İbn Abbâs (r. anhüma)’dan rivâyete göre, ikisi şöyle demişlerdir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem):

(Bir kimsenin bir hediye verip te ona tekrar geri dönmesi helâl değildir ama baba çocuğuna yaptığından geri dönebilir. Yaptığı bağışa tekrar dönen kimsenin hali doyuncaya kadar yiyip sonra kusan sonra da kustuğuna dönen köpek gibidir.) (Buhârî, Hibe: 28; Müslim, Hibât: 2)

3719- Tavus (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

(Bir kimseye yaptığı hibeden geri dönmesi helâl değildir. Ancak baba çocuğuna yaptığından geri dönebilir.) Tavus der ki: Ben çocukların:

(Ey kustuğuna geri dönen) dediklerini işitirdim ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bu örneklemesinden ne kastettiğini anlamazdım. Sonunda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle dediğini duyduk:

(Bir hibe yapıp ta hibesine geri dönen (veya mana olarak benzeri bir kelime kullandı) kustuğuna geri dönen köpek gibidir.) (Buhârî, Hibe: 28; Müslim, Hibât: 2)

3720- Hanzale Tavus’tan işitmiş ve şöyle diyordu: Peygambere yetişmiş bazı kimselerin haber verdiğine göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

(Hibe yapıp hibesinden geri dönen kimsenin durumu ve örneği yediğini kusan sonra da kustuğuna geri dönen köpek gibidir.) (Buhârî, Hibe: 28; Müslim, Hibât: 2)

٤ - باب ذِكْرِ الاِخْتِلاَفِ عَلَى طَاوُسٍ فِي الرَّاجِعِ فِي هِبَتِهِ

٣٧١٦ - أَخْبَرَنِي زَكَرِيَّا بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمَخْزُومِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَقِيءُ ثُمَّ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧١٧ - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧١٨ - أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلاَّمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الأَزْرَقُ، قَالَ حَدَّثَنَا بِهِ، حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَابْنِ، عَبَّاسٍ قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ‏(‏ لاَ يَحِلُّ لأَحَدٍ أَنْ يُعْطِيَ الْعَطِيَّةَ فَيَرْجِعَ فِيهَا إِلاَّ الْوَالِدَ فِيمَا يُعْطِي وَلَدَهُ وَمَثَلُ الَّذِي يُعْطِي الْعَطِيَّةَ فَيَرْجِعُ فِيهَا كَالْكَلْبِ يَأْكُلُ حَتَّى إِذَا شَبِعَ قَاءَ ثُمَّ عَادَ فَرَجَعَ فِي قَيْئِهِ ‏)‏ ‏.‏

٣٧١٩ - أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَاوُسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم قَالَ ‏(‏ لاَ يَحِلُّ لأَحَدٍ يَهَبُ هِبَةً ثُمَّ يَعُودُ فِيهَا إِلاَّ الْوَالِدَ ‏)‏ ‏.‏ قَالَ طَاوُسٌ كُنْتُ أَسْمَعُ الصِّبْيَانَ يَقُولُونَ يَا عَائِدًا فِي قَيْئِهِ وَلَمْ أَشْعُرْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم ضَرَبَ ذَلِكَ مَثَلاً حَتَّى بَلَغَنَا أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ ‏(‏ مَثَلُ الَّذِي يَهَبُ الْهِبَةَ ثُمَّ يَعُودُ فِيهَا ‏)‏ ‏.‏ وَذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا ‏(‏ كَمَثَلِ الْكَلْبِ يَأْكُلُ قَيْئَهُ ‏)‏ ‏.‏

٣٧٢٠ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حِبَّانُ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ حَنْظَلَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ طَاوُسًا، يَقُولُ أَخْبَرَنَا بَعْضُ، مَنْ أَدْرَكَ النَّبِيَّ صلّى اللّه عليه وسلّم أَنَّهُ قَالَ ‏(‏ مَثَلُ الَّذِي يَهَبُ فَيَرْجِعُ فِي هِبَتِهِ كَمَثَلِ الْكَلْبِ يَأْكُلُ فَيَقِيءُ ثُمَّ يَأْكُلُ قَيْئَهُ ‏)‏ ‏.‏


SELMAN SEVEN

{facebook#https://facebook.com/} {twitter#https://twitter.com/}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget