Resulullah'ın hadislerini mi arıyorsunuz ?
Türkiye'nin En Geniş Kapsamlı Hadis Sitesi
HZ.MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ"

Latest Post

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 130. Bâb—Namaz Kılanın Önünden Geçmenin Mekrûhluğu

1467. Bize Yahya b. Hassan rivâyet edip (dedi ki), bize İbn Uyeyne, Salim Ebu'n-Nadr'dan, (O da) Busr b. Sa'id'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Ebû Cuheym el-Ensari beni, Zeyd b. Hâlid el-Cuheni'ye, O'na, namaz kılanın önünden geçen kimse hakkında Hazret-i Peygamber’den (sallallahü aleyhi ve sellem) ne duyduğunu sormam için göndermişti. (Ben de gidip sormuştum) da O şöyle demişti: Muhakkak ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Birinizin kırk (yıl veya kırk ay yahut kırk gün) ayakta dikilip (namazın bitmesini beklemesi), namaz kılanın önünden geçmesinden daha hayırlıdır." (İbn Uyeyne) dedi ki, "artık bilmiyorum, (Hazret-i Peygamber, kırk) yıl mı, yahut (kırk) ay mı, veya (kırk) gün mü (buyurmuştu). "

1468. Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd haber verip (ded ki) bize Malik, Ömer b. Ubeydillah b. Ma'mer'in âzâdlısı Ebu'n-Nadr'dan rivâyet etti ki, Busr b. Sa'id O'na haber vermiş ki, Zeyd b. Halid el-Cuhenî kendisini namaz kılanın önünden geçen kimse hakkında Resûlüllah'ı (sallallahü aleyhi ve sellem) ne buyururken işittiğini sormak üzere Ebû Cuheym'e göndermişti. (O da gidip sormuştu) da Ebû Cuheym şöyle demişti: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Namaz kılanın önünden geçen kimse bu hususta üzerine (almış olduğu günâhı) bilseydi, kırk (gün veya kırk ay yahut kırk yıl) durması, kendisi için onun önünden geçmesinden daha hayırlı olduğunu (anlardı)". Ebu'n-Nadr dedi ki; "bilmiyorum, (Busr, rivâyetinde) kırk gün mü, yahut (kırk) ay mı, veya (kırk) yıl mı (demişti).

١٣٠- باب كَرَاهِيَةِ الْمُرُورِ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّى

١٤٦٧ - أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ أَخْبَرَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ عَنْ سَالِمٍ أَبِى النَّضْرِ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ قَالَ : أَرْسَلَنِى أَبُو جُهَيْمٍ الأَنْصَارِىُّ إِلَى زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِىِّ أَسْأَلُهُ مَا سَمِعَ مِنَ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فِى الَّذِى يَمُرُّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّى؟ فَقَالَ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَ :( لأَنْ يَقُومَ أَحَدُكُمْ أَرْبَعِينَ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَمُرَّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّى ). َالَ : فَلاَ أَدْرِى سَنَةً أَوْ شَهْراً أَوْ يَوْماً.

١٤٦٨ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ أَبِى النَّضْرِ مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْمَرٍ أَنَّ بُسْرَ بْنَ سَعِيدٍ أَخْبَرَهُ : أَنَّ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ الْجُهَنِىَّ أَرْسَلَهُ إِلَى أَبِى جُهَيْمٍ يَسْأَلُهُ مَاذَا سَمِعَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يَقُولُ فِى الْمَارِّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّى؟ فَقَالَ أَبُو جُهَيْمٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- :( لَوْ يَعْلَمُ الْمَارُّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّى مَاذَا عَلَيْهِ فِى ذَلِكَ لَكَانَ أَنْ يَقِفَ أَرْبَعِينَ خَيْراً لَهُ مِنْ أَنْ يَمُرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ ). َالَ أَبُو النَّضْرِ : لاَ أَدْرِى أَرْبَعِينَ يَوْماً أَوْ شَهْراً أَوْ سَنَةً.


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 129. Bâb—Namazı (Namaz Kılanın Fiili Dışında) Hiçbir Şey Kesmez

1466. Bize Ebû Nuaym haber verip (dedi ki), bize İbn Uyeyne, ez-Zühri'den, (O) Ubeydullah b. Abdillah'tan, (O da) İbn Abbâs'tan (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Ben, el-Fazl ile, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Mina'da -veya Arafafda- namaz kıldırmakta iken geldim -yani, bir dişi eşek üzerinde (geldim)- ve safın birini geçtim. Sonra ondan indim ve onu otlamaya bıraktım. Ben de safa girdim, (cemaatle namaza durdum).

١٢٩- باب لاَ يَقْطَعُ الصَّلاَةَ شَىْءٌ

١٤٦٦ - أَخْبَرَنَا أَبُو نُعَيْمٍ حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ : جِئْتُ أَنَا وَالْفَضْلُ يَعْنِى عَلَى أَتَانٍ وَالنَّبِىُّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يُصَلِّى بِمِنًى أَوْ بِعَرَفَةَ ، فَمَرَرْتُ عَلَى بَعْضِ الصَّفِّ فَنَزَلْتُ عَنْهَا وَتَرَكْتُهَا تَرْعَى ، وَدَخَلْتُ فِى الصَّفِّ.


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 128. Bâb—Namazı Kesen Şeylerle Onu Kesmeyen Şeyler

1465. Bize Ebu’l-Velid ve Haccâc haber verip dediler ki, bize Şu'be rivâyet edip (dedi ki), bana Humeyd b. Hilâl haber verip dedi ki, Abdullah İbnu's-Sâmit'i, Ebû Zerr'den (nakilde bulunurken) işittim ki; O şöyle demiş: "Adamın namazını, önünde deve semerinin arka kaşı gibi (bir şey) olmadığında, eşek, siyah köpek ve kadın keser!" (Abdullah) dedi ki, ben; "peki, siyah (köpeğin) kırmızıdan, sarıdan (farklı) durumu nedir?" dedim. O şöyle cevap verdi: Ben (bunu), Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem), senin bana sorduğun gibi sormuştum da O; "Siyah (köpek) şeytandır," buyurmuştu.

١٢٨- باب مَا يَقْطَعُ الصَّلاَةَ وَمَا لاَ يَقْطَعُ

١٤٦٥ - أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ وَحَجَّاجٌ قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ أَخْبَرَنِى حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الصَّامِتِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ أَنَّهُ قَالَ : يَقْطَعُ صَلاَةَ الرَّجُلِ إِذَا لَمْ يَكُنْ بَيْنَ يَدَيْهِ كَآخِرَةِ الرَّحْلِ : الْحِمَارُ وَالْكَلْبُ الأَسْوَدُ وَالْمَرْأَةُ. قَالَ قُلْتُ : فَمَا بَالُ الأَسْوَدِ مِنَ الأَحْمَرِ مِنَ الأَصْفَرِ؟ قَالَ : سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَمَا سَأَلْتَنِى فَقَالَ :( الأَسْوَدُ شَيْطَانٌ ).


SELMAN SEVEN

{facebook#https://facebook.com/} {twitter#https://twitter.com/}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget