Resulullah'ın hadislerini mi arıyorsunuz ?
Türkiye'nin En Geniş Kapsamlı Hadis Sitesi
HZ.MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
"أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ"

Latest Post

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 147. Bâb—Sabahın İki Rekât Sünnetinden Sonra Konuşma

1497. Bize Abdullah b. Sa'id rivâyet edip (dedi ki), bize Abdullah b. İdris, Mâlik b. Enes'den, (O) Salim Ebun'n-Nadr'dan, (O) Ebû Seleme'den, (O da) Hazret-i Âişe'den (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), sabahın (farzından) önce iki rekât namaz kılınca, şayet bir ihtiyacı var idiyse bunu benimle konuşur, yok idiyse namazı (kıldırmaya) çıkardı.

١٤٧- باب الْكَلاَمِ بَعْدَ رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ

١٤٩٧ - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ عَنْ سَالِمٍ أَبِى النَّضْرِ عَنْ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا صَلَّى الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ ، فَإِنْ كَانَتْ لَهُ حَاجَةٌ كَلَّمَنِى بِهَا وَإِلاَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ.


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 146. Bâb—Sabahın İki Rekât Sünnetinde Kıraat

1493. Bize Sa'id b. Amir, Hişâm'dan, (O) Muhammed'den, (O da) Hazret-i Âişe'den (naklen) haber verdi ki; O şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) o ikisinde okuduğu şeyleri gizli okurdu. (Hazret-i Âişe, daha sonra, Hazret-i Peygamber'in sabahın sünnetinde) "Kul Yâ Eyyuhel-Kâfırûn" (Sûresi) ile "Kul Huve'llahu Ahad" (Sûresini) okuduğunu) zikretti Sa'id dedi ki, ("...o ikisinde" sözü ile), "sabahın iki rekât (sünnetinde..." denmek istenmiştir).

1494. Bize Musedded rivâyet edip (dedi ki), bize Yahya, Ubeydullah'tan rivâyet etti (ki, O şöyle demiş); Bana Nâfi', İbn Ömer'den rivâyet etti (ki, O şöyle demiş): Bana Hazret-i Hafsa rivâyet etti ki; Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), fecir attıktan sonra kısa iki rekât namaz kılardı. (Bu vakit), esnasında benim, Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) huzuruna girmediğim bir zamandı.

1495. Bize Halid b. Mahled rivâyet edip (dedi ki), bize Malik, Nâfiden, (O) İbn Ömer'den, (O da) Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımı Hazret-i Hafsa'dan (naklen) rivâyet etti ki; O şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), müezzin sabah ezanını bitirip sabah (namazının vakti) başlayınca, (farz) namaza kamet getirilmesinden önce kısa iki rekât namaz kılardı.

1496. Bize Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef haber verip (dedi ki), bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, (O) ez-Zühri'den, (O) Sâlim'den, (O da) babasından (naklen) rivâyet etti ki; Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) cumadan sonra iki rekât (nafile-sünnet) namaz kılardı. Hazret-i Hafsa da O'na (yani Salim'in babası İbn Ömer'e) haber vermiş ki; (Hazret-i Peygamber), sabah aydınlandığında iki rekât (nafile-sünnet) namaz kılarmış .

١٤٦- باب الْقِرَاءَةِ فِى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ

١٤٩٣ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ عَنْ هِشَامٍ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يُخْفِى مَا يَقْرَأُ فِيهِمَا وَذَكَرَتْ { قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ } وَ { قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ } قَالَ سَعِيدٌ : فِى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ.

١٤٩٤ - أَخْبَرَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ حَدَّثَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ حَدَّثَتْنِى حَفْصَةُ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يُصَلِّى سَجْدَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ بَعْدَ مَا يَطْلُعُ الْفَجْرُ ، وَكَانَتْ سَاعَةً لاَ أَدْخُلُ فِيهَا عَلَى النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم-.

١٤٩٥ - أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ حَفْصَةَ زَوْجِ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا سَكَتَ الْمُؤَذِّنُ مِنْ أَذَانِ الصُّبْحِ وَبَدَا الصُّبْحُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ تُقَامَ الصَّلاَةُ.

١٤٩٦ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ أَبِى خَلَفٍ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ عَنْ عَمْرٍو عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يُصَلِّى بَعْدَ الْجُمُعَةِ رَكْعَتَيْنِ. وَأَخْبَرَتْهُ حَفْصَةُ : أَنَّهُ كَانَ يُصَلِّى إِذَا أَضَاءَ الصُّبْحُ رَكْعَتَيْنِ.


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

 145. Bab—Akşamın (Farzından) Önce İki Rekât (Namaz Kılmak)

1491. Bize Yezîd b. Harun haber verip (dedi ki), bize el-Cerir, Abdullah b. Bureyde'den, (O da) Abdullah b. Muğaffel'den (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Her iki ezan (yani ezan ile kamet) arasında, (Sünnet olarak kılınacak) namaz vardır, her iki ezan arasında namaz vardır, her iki ezan arasında namaz vardır, dileyen kimse için."

1492. Bize Sa'id İbnu'r-Rebî’ haber verip (dedi ki), bize Şu'be, Amr b. Amir'den rivâyet etti ki, O şöyle demiş: Ben Enes'in şöyle dediğini işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında, müezzin akşam namazı için ezan okurdu da, Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Ashabının ileri gelenleri kalkar, (namaz kılmak için) direklere doğru koşuşurlardı. Nihayet, onlar bu şekilde (direklerin diplerinde namaz kılarlar) iken, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (evinden Mescid'e) çıkardı. (Enes) sözüne şöyle devam etti: (Hazret-i Peygamber'in, ezandan sonra evinde) beklemesi az sürerdi.

١٤٥- باب الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْمَغْرِبِ

١٤٩١ - أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ أَخْبَرَنَا الْجُرَيْرِىُّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- :( بَيْنَ كُلِّ أَذَانَيْنِ صَلاَةٌ ، بَيْنَ كُلِّ أَذَانَيْنِ صَلاَةٌ ، بَيْنَ كُلِّ أَذَانَيْنِ صَلاَةٌ لِمَنْ شَاءَ ).

١٤٩٢ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ الرَّبِيعِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَمْرِو بْنِ عَامِرٍ قَالَ سَمِعْتُ أَنَساً قَالَ : كَانَ الْمُؤَذِّنُ يُؤَذِّنُ لِصَلاَةِ الْمَغْرِبِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَيَقُومُ لُبَابُ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَيَبْتَدِرُونَ السَّوَارِىَ حَتَّى يَخْرُجَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- وَهُمْ كَذَلِكَ - قَالَ - وَقَلَّ مَا كَانَ يَلْبَثُ.


SELMAN SEVEN

{facebook#https://facebook.com/} {twitter#https://twitter.com/}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget